Sihirli Fasulyeler
Yükleniyor...
Doğru Sanılan Yanlış Bilgiler
 Bilim   1895   23.10.17   24.10.18   0
dogrubilinenyanlislar.jpg

Çin seddi uzaydan görülebilen bir yapıdır, boğalar kırmızı rengi gördüklerinde saldırganlaşır, Muzlar ağaçta yetişir, insan dilinde farklı tatları alan bölgeler vardır gibi pek çok bilgi aslında kısmen veya tamamen yanlış bilgilerdir. Bu makelemde en yaygın olarak bilinen ve doğru olduğu düşünülen yanlış bilgilerden bahsedeceğim.

 

1 - İnsanlar ve Dinazorlar Bir Arada Yaşamışlardır.

  İnsan ve Dinazor  

Her ne kadar bazılarımız insanlarla dinazorların aynı zaman aralığında yaşadıklarını düşünse de, zamanımıza en yakın dinazor fosilleri 65 milyon yıl öncesine ait iken, en eski insan fosilleri yaklaşık olarak 2 milyon yıl öncesine aittir. Yani son dinazorlar, ilk insanlardan milyonlarca yıl önce yaşamış ve yok olmuşlardır.

 

2 - Damarlarımız Mavidir.

  Damar  

Deriye yakın damarlarımız mavi görünse de esas renkleri mavi değildir. (Gökyüzünün şeffaf olup bizim mavi görmemiz gibi. Ayrıtılı bilgi için Gökyüzü neden mavidir? adlı makalemi okuyabilirsiniz.) Işık vücudumuza ulaştığında, mavi renk yüksek saçılma oranına sahip olduğu için diğer renkler kadar derinlere ulaşamaz. Bu yüzden yüzeye yakın damarlara ulaşan renk, mavi renktir. Mavi renk damarlara ulaştığında buradan yansıtılarak gözümüze ulaşır. Böylece gözümüze ulaşan renk, mavi olduğu için deriye yakın damarları mavi olarak görürüz. Aslında damarların rengi taşıdığı kanın oksijen taşıyıp taşımamasına göreaçık veya koyu kırmızıdır. (Oksijen taşıyan kan açık kırmızı iken, dokulara oksijen vermiş kan koyu kırmızıdır.)

 

3 - Ayçiçekleri Güneşi Takip Eder.

  Ayçiçekler  

Herhalde bu bilgiyi hepimiz duymuşuzdur. Bu bilgi kısmen hatalıdır diyebiliriz. Çünkü ayçiçeği dediğimizde aklımıza ilk gelen sarı yapraklara sahip, ortasında çekirdekler olan çiçektir. Bu şekilde açmış ayçiçekleri güneşi takip etmez. Bitkilerin güneş ışığına tepki vermelerine "Heliotropizm" (Eski Yunanca Güneşe Dönen) denir ve doğada yaklaşık olarak 250-300 bitki bu davranışa sahiptir. Ayçicekleri olgunlaşmadan önce fotosentezden en fazla düzeyde yararlanmak için güneşi takip eder. Çünkü güneş ışığından en fazla yararlanabilecek yeşil kısım, daire şeklindeki ve çekirdeklerin olgunlaşacağı bölümdür. Fakat olgunluğa ulaşan ayçiçekleri, çiçek açarak bu davranışı bırakır ve genellikle yüzlerini doğuya çevirirler. Yani olgun ayçiçekleri güneşi takip etmez. Bu arada Türkçe'de ayçiçeği ismi verilen bu çiçek çoğu dilde (doğal olarak) güneş çiçeği olarak isimlendirilmiştir. Türkçe'de bu bitkiye neden ayçiçeği denmiştir sorusunun net bir cevabını bulamadım. Bu konu ile ilgili akademik çalışmalara rastlasam da bu çalışmalarda da net bir cevap bulunmuyor.

 

4 - Yıldırım Düşen Yere Bir Daha Yıldırım Düşmez.

  Yıldırım  

Bu bilgi tamamen yanlış bir bilgidir. Çünkü elektriksel davranışa sahip yıldırım, en kısa yoldan yeryüzüne ulaşma amacındadır. Bu yüzden en çok yıldırım düşen yerler binalar, ağaçlar, tepeler, kuleler gibi yüksek yapılardır. Sonuç olarak yıldırım düşen bir yere ikinci bir yıldırım düşme ihtimali diğer yerlere göre çok daha yüksektir.

 

5 - Dilde Tat Alan Özel Bölgeler Vardır.

  Dil  

Öncelikle dilde tat alıcı olarak görev yapan aslında beş alıcı vardır. Tatlı, tuzlu, acı, ekşi ve umami. Umami, son yıllarda kabul edilen ve özellikle Çin mutfağında son derece fazla kullanılan Mono Sodyum Glutamat tadıdır (Baharatlı, aromatik). Dilimizde sadece glutamat moleküllerini algılayan özel algılayıcılar vardır. Dilimizde yer alan algılayıcılar, dilimizde bölgesel olarak değil rastgele olarak bulunurlar. Bu yüzden bütün tatları dilimizin aynı bölgesi ile alabiliriz.

 

6 - Kırmızı Renk Boğaları Sinirlendirir.

  Matador  

Bu bilgi de tamamen yanlış bir bilgidir. Öncelikle boğalar bir renk körü çeşidi olan döteranopiye sahiptir. Bu yüzden kırmızı, yeşil ve sarı renkleri bizim gördüğümüz gibi göremez ve birbirinden ayıramazlar. İspanya'da yapılan boğa güreşlerinde muleta denilen kırmızı kumaş parçası kullanıldığından, sanki boğalar kırmızı renge duyarlı hayvanlar gibi algılanmıştır. Fakat boğaları kızdıran kırmızı renkli muleta değil, matadorların hareketleridir.

 

7 - Çin Seddi Uzaydan Görülür.

  Çin Seddi  

Öncelikle bu yanlış bilgi ilk olarak "Çin seddi aydan görülebilir" veya "Uzaydan çıplak gözle görünen tek insan yapısı Çin seddidir" şeklindeydi. Fakat özellikle ISS uzay üssünden yapılan gözlemler bu bilginin yanlış olduğunu göstermiştir. Çin seddi sadece düşük yörüngeden ve mükemmel hava şartlarında çıplak gözle seçilebilir. ISS uzay üssü gibi nisbeten dünyaya yakın yörüngeden, yollar, bazı barajlar, Giza piramitleri, Dubai'nin Palmiye adaları gibi büyük ve açık alandaki yapılar görülebilir. Ay gibi daha uzak mesafelerden hiç bir insan yapısı görülemez.

 

8 - Yuvadaki Yavru Kuşlara Dokunursanız Ebeveynleri Tarafından Terkedilirler.

  Kuş Yuvası  

Çoğu kuşun koku alma duygusu gelişmiş değildir. Bu yüzden çoğu kuş insan kokusunu ayırdedemez. Yani yuvadaki bir yavruya dokunursanız ebeveynler sizin kokunuzu alıp yavruları terketmez. Ek olarak, hayvanların çoğu, yavruları ile kuvvetli bağlar oluşturur ve kolay kolay yavrularını terketmezler. Fakat kuşlar, yavrularına yaklaştığınızı görürlerse bunu yuva ve yavruları için bir tehlike olarak algılarlar ve mümkünse yuvayı daha güvenli bir yere taşırlar. Eğer bu mümkün değilse ve yuvanın kendileri için de tehlikeli olduklarını düşünürlerse ancak bu durumda yuvayı ve yavruları terkederler.

 

9 - Yarasalar Kördür.

  Yarasalar  

Yarasalar, genellikle ses dalgaları kullanarak yollarını bulur. Ürettikleri bazı seslerin bir engele çarpıp geri dönmesi, yarasanın bu engeli algılamasını sağlar. Fakat yarasaların ses dalgaları kullanmaları, onların kör oldukları anlamına gelmez. Yapılan bazı çalışmalar, yarasaların zaman zaman sadece gözlerini kullandıklarını göstermiştir. Bunun yanında bazı yarasa türleri insanların göremediği ultraviyole ışığı da görebilir. Meyve yarasaları ise ses dalgalarını kullanmaz, sadece gözleri ile yollarını bulurlar.

 

10 - Muzlar Ağaçta Yetişir.

  Muz Bitkisi  

Her ne kadar muzların yetiştiği bitki, ağaç olarak bilinse de botanikte bu bitkiler "perennial" (Yıllık bitki) denilen bir türün üyesidir ve ağaçlardan oldukça farklıdır. Bu tür bitkiler ağaçlarda bulunan odunsu gövdeye sahip değildir. Muz bitkisinde gövdeye benzeyen yapı, geniş ve dayanıklı muz yapraklarının birbiri içine kıvrılmasıyla oluşur. Bu yüzden botanikte muzlar, meyve değil, böğürtlen sınıfına girer.

 

 

 Bu konuyu paylaş

 

 Konuyu geliştirmemize yardımcı ol, konuyu değerlendir.
 İlk Sen Değerlendir

 

 Yorum yaz, soru sor, geliştirme öner
E-Posta adresiniz yayınlanmayacak.

 

 İlk Yorumu Sen Yap